Doğunun Adeni Batının Behişti

İrina Sadedema, kendisi bir kar çiçeği. Soğuk ne kadar soğuk olursa olsun asla küsmeyen, aksine onu ısıtıp eriten bir ateş. Güneşin ilk kıvılcımı. Geceleri ışığıyla Ay’ı, yıldızları, gökyüzünü aydınlatan; Yer’in ta en ortasına çökmüş lavların kaynağı, Olimpos’un sönmeyen alevi.

Sadedema. Cennetin bahçesi. Ateşin korunu ninnileyen, bulutları var eden yağmur, nehirlere yön veren yosun ve belki de bilmek şansına varamayacağımız en umutsuz yaraların şifacısı, var olan tüm huzurun çatısı.

İrina Sadedema. Kendisi vakur ve neşeli, bazan yorgun ve genç. Ahh bir görseniz! En sıcak çöllerin serabıdır o. Serapların en gerçeği. Gerçeğin kumların arasından kaynayıp içine döküldüğü bir vaha.

İrina, İrina’m, kanatlarıma rüzgâr olan kadın. Bukleli saçlarıyla yeri okşayan salaş söğüt, dalında soluklanılan nar çiçeği, gamzesiyle ruha yuva kuran anne.

İrina, İrina’m… Canım, her şeyim, bi’ tanem. İrina’m, sevgilim, sevdiğim, kaçmayı hiç düşünmediğim kapısı açık hapishanem.

M.Gökay Okutucu
1 Mart

Görsel kaynak: Adam and Eve in the Garden of EdenLucas Cranach the Elder
https://www.wikiart.org/en/lucas-cranach-the-elder/adam-and-eve-in-the-garden-of-eden-1530

(Visited 16 times, 1 visits today)